Uyuşturucu Bağımlısı Kadın Sayısında Artış Yaşanıyor

Uyuşturucu pek çok ülke gibi Türkiye’nin de ciddi bir sorunu. Uyuşturucu kullanımı insan ve toplum sağlığı kadar güvenliği de tehdit eden problemlerin başında geliyor.

“Türkiye’de toplam kaç kişinin uyuşturucu kullanıcısı ve bağımlısı olduğu net olarak bilinmemekle birlikte geçen yıllarda bu sayının 1,5 milyon civarında olduğuna dair iddialar ortaya atılmıştı.

Kendisi de eski bir uyuşturucu bağımlısı olan ve bu sorundan kurtulduktan sonra başka bağımlıları kurtarmak amacıyla AK Hayatlar Uyuşturucu ve Bağımlılıkla Mücadele Derneği Kurucusu Derya Ülger, son dönemde bu ilete bulaşan kadın sayısında artış yaşandığını söyledi.

Son bir ayda kadın bağımlılardan başvurular arttı

Independent Türkçe’ye konuşan Ülger, özellikle son bir ayda tedavi edilmek istediğini söyleyerek yardım talebinde bulunan çok kadın olduğunu belirtti.

Sadece son bir haftada başvuran 12 kişiden 6’sının kadın olduğunu dile getiren Ülger, “Başvuranlar arasında 18 yaşın altında olanlar da var. Kız çocuklarında bağımlılığın artışında en temel neden çocukların boşlukta olması. İkinci neden sosyal medya aracılığıyla tanıştıkları kişilerce önce bağımlılığa sonra fuhuşa alıştırılmaları” dedi.

“Tedavi merkezleri kadın hastalara çok az yer veriyor”

Ülger’in iddiası bununla sınırlı değil. Ülger’in verdiği bilgiye göre 18 yaşın altında olan madde bağımlıları Çocuk ve Ergen Madde Bağımlılığı Tedavi Merkezlerinde (ÇEMATEM), üstünde olanlar ise Alkol ve Uyuşturucu Madde Bağımlıları Tedavi ve Araştırma Merkezlerinde (AMATEM) tedaviye kabul ediliyor.

Ülger, bu merkezlerde kadın hastalara çok az yer verildiği, bu nedenle başvuran kadın bağımlıların çoğunlukla kabul edilmediğini öne sürdü.

Kadın erkekler arasında farklı ilişkiler yaşanıyor gerekçesiyle kadın hasta alınmıyor iddiası

Hastanelerin kuruluşlarındaki yönetmelikleri gereği erkek ve kadın hasta ayrımı olmadığını söyleyen Ülger’e göre, iş pratiğe yani uygulama aşamasına gelindiğinde farklı sorunlar yaşanıyor.

“Her nedense AMATEM ve ÇEMATEM’lerin birçoğu kadın hasta kabul etmiyor” diyen Ülger, “Kadın hastalar için ya ‘yer yok’ ya da ‘çok kısıtlı bir iki kişilik yer var’ deniliyor. Ayrıca her ne kadar ulu orta dillendirilmese bile kadın hasta kabul edilmemesinin bir gerekçesi de kadın ve erkekler arasında farklı ilişkiler yaşanabildiği için hastane içinde bunu önlemek amacıyla yapıldığı iddiası. Tedavi süreci 28 gün sürüyor. Bu süreçte yatakhaneler ayrı olsa bile tedavi süreçleri aynı yerlerde yapılıyor.”

Ülger, bu iddiasının ardından aradığı Güney Marmara illerinden birinde olan AMATEM’deki telefonu açan görevliyle yaptığı ve kaydettiği telefon konuşmasını bize dinletti.

“Kızım, ‘Bayan hasta kabul etmiyoruz’ denilerek geri çevrildi”

Ülger’in ardından kız çocuğu R.Ö., madde bağımlısı olan anne Zerrin Ö. ile görüşüyoruz.

İstanbul Anadolu yakasında bulunan B. adlı rehabilitasyon merkezine başvurmalarına karşın, “Bayan hasta kabul etmiyoruz” denilerek geri çevrildiklerini öne süren Zerrin Ö.,  şu iddiada bulundu:

Kız hastaya yatak yok. Ya hastaneye almıyorlar ya da az yatak olduğundan sıra gelmiyor. Bağımlılıkla mücadele eden aileler, çocukları ile baş başa kalıyor. Ya da çocuklarımızı yer olmadığından psikiyatri servislerinde yatırmak istiyorlar. Madde bağımlısı çocukları kuralların daha sıkı olduğu psikiyatri servislerinde tutmak mümkün değil. Önce rehabilitasyon merkezlerinde kalmaları gerekiyor.

Beyazyürek: Suç duyurusunda bulunulmamışsa bu tür iddialar dedikodudan öteye gitmez

Konuyla ilgili Sağlık Bakanlığı’ndan bilgi edinmek için yaptığımız başvuruya basın biriminden “iddiaların doğru olmadığı” cevabını verildi.

Yine AMATEM’in kurucuları arasında yer alan Prof. Dr. Mansur Beyazyürek, kendisinin yıllardır kurumla ilişkisi olmamasına karşın Ülger’in iddialarına katılmıyor.”

Leave a Reply