Anne Babanın Çocuğun Cinsel Kimlik Gelişimindeki Rolü ve Önemi

İnsan canlısı hayata ve kendine dair inançlarını, bakış açısını, ön yargılarını ve yerleşmiş davranış kalıplarını, içine doğduğu aileden, anne ve  babasından öğrenir. İnsanın kişilik gelişimi de çocukluk yıllarında, çoğunlukla anne babanın çocuğa olan davranışları ekseninde gelişir. Her çocuk içinde büyüdüğü ailenin normlarını, anne ve babasının davranış örüntülerini farkında olmadan taklit etme güdüsü ile dünyaya gelir.

“Çocuklar bu davranış kalıplarını, hayata dair kök inançlarını, ön kabullerini, anne babalarını gözlemleyerek, bilinçdışı bir şekilde oluştururlar.”

Kişiliğin bir parçası olan cinsel kimliğini de çocuk anne ve babasından öğrenir. Bir erkek çocuk babasını izleyerek erkek gibi, bir kız çocuk da annesini model alarak kadın gibi davranmayı öğrenmeye başlar.  Anne babayı örnek alarak gelişen bu özdeşim süreci çocuğun bilinçdışında gelişen bir süreçtir. Yani çocuk, anne ya da babasını bilinçdışı olarak taklit eder.

Cinsel Kimlik Nedir?

“Cinsel kimlik, çocuğun kendisini kız ya da erkek cinsiyetine ait hissetmesi, kız ya da erkek olduğunu fark edebilmesi, kendi bedenini ve benliğini bir uyum içinde kabullenmesi ve kız ya da erkek olmaktan huzur ve güven duygusu duyabilmesidir” (Bayraktar, 2020:102). Cinsel kimlik bireyin görünümü ve davranışlarıyla dışa vurulur. Anne gibi ya da baba gibi olması; kız çocuk ya da erkek çocuk olması gibi. Çocukta cinsel kimlik gelişimi, çocukluğun ilk iki yılında başlar, 3-4 yaşlarında yerleşir.  Çocuk psikiyatrisinin kurucu öncülerinden Adler’e göre, 2  yaşına gelen her çocuğa kendi cinsiyetinin ne olduğu ve bunun asla değiştirilemeyeceği söylenmelidir (Adler, 1999:106).

Çocuğun cinsel kimlik gelişim sürecindeki en önemli psikososyal faktör, model olma ve özdeşim kurmadır. Ailede ya da çevrede çocuğun taklit edeceği erkek ya da kadın özdeşim modellerinin olmaması ya da niteliksiz anne baba ilişkisi, anne ya da babada herhangi bir patolojinin bulunması, anne-baba arasındaki ilişki sorunları (birbirini aşağılama, saymama), aile içi şiddet, ihmal, cinsel istismar, kadın cinsiyetinin kötülenmesi, babanın kötülenmesi, aşağılanması, babanın kızını sevmemesi, oğlunu ileri derecede ürkütmesi veya ihmal etmesi gibi çeşitli sebepler anne ya da babayla kurulacak sağlıklı özdeşimi engellemekte ve çocukta cinsel kimlik bozukluğuna sebebiyet verebilmektedir.

Cinsel Kimlik Bozukluğu; sıklıkla ergenlik öncesi dönemde ortaya çıkan, kendi cinsiyetinden şiddetli bir rahatsızlık ve karşı cinsten olmaya özlem duyma şeklinde karakterize bir bozukluktur.

Çocukluk döneminde çocuğa cinsel kimlik bozukluğu temeli atılmamalıdır. Çünkü her çocuk cinsel kimliğini anne ya da babasıyla özdeşleştirerek oluşturur. Erkek çocuk, bilinçdışı olarak babayı taklit eder, erkek kimliğini pekiştirir. Çocuğun cinsel kimliğini oluşturduğu bu 1-3 yaş arası süreçte anne baba hata yaparsa, çocuk cinsel kimlik karmaşası yaşayabilir.Cinsel kimlik bozukluğu gelişen bir çok vakada, erkek çocuğun özdeşim kuracağı, rol model alacağı sağlıklı bir baba figürünün olmadığı görülmüştür. Bu babaların genellikle ilgisiz, uzak ya da saldırgan oldukları müşahede edilmiştir. Annenin bu saldırganlıktan korkması, aşırı bir biçimde çocuğuna daha düşkün ve koruyucu tavırları ve babanın aile ilişkisine dahil olamaması çocuklarda karşı cinsiyette olma isteğini ortaya çıkarttığı ya da desteklediği görülmüştür. Ayrıca yapılan çalışmalarda, cinsel kimlik bozukluğu tanısı alan çocukların annelerinde depresyon, sınırda kişilik bozukluğu gibi yüksek oranda psikopatoloji içeren bulgulara rastlanmıştır (Marantz, 1991:315). Bu annelerin, çocukları ile simbiyotik bir ilişki tarzı kurarak, onların özerklik gelişimlerini engelleyecek türde bir çocuk yetiştirme stiline sahip oldukları gözlemlenmiştir.

Annenin kız çocuk isteği üzerinden erkek çocuğunu kız gibi yetiştirme eğilimi, erkek çocukta karşı cinsiyet davranışlarını ortaya çıkartabilir. Annelerin yaptığı başka bir hata ise, erkek çocuğunun yaşına özgü saldırgan davranışlarını bastırarak onun maskülen gelişimini engellemeleridir. Erkekler ile olumsuz deneyim ve yaşantıya sahip anneler, erkek çocuklarının kaba saba oyunlar oynamalarını istemezler.  Böylece erkek çocuğun maskülen-erkeksi kimlik gelişimini engelleyerek, karşı cins kimliğinin gelişmesine sebep olabilirler.

Bazı Örnek Durumlar

ÖRNEK1:  Erkek çocuğu normalde, babasından ya da etrafındaki çevreden onay alarak erkek kimliğini oluşturur. Fakat babası tarafından reddedilen, onaylanmayan ve babasından nefret eden erkek çocuğu ya da babasının ortalarda olmadığı ya da mesafeli bir baba figürüne sahip bir erkek çocuğu böyle durumlarda annesiyle özdeşim kurar.

ÖRNEK2: Babanın anneye zulmettiği, sönük, sinik annenin olduğu evdeki kız çocuğu, “kadın olmak, dişi olmak tehlikeli bir durum, annem gibi olursam ben de ezilirim” diyerek feminen olmayı reddeder, güçlü olmak için babası gibi maskülen olmaya meyleder.

ÖRNEK3:  Erkek çocuk isteyen ve bekleyen bir babaya sahip bir kız çocuğu, babası onu sevsin, onaylasın diye kendi dişil kimliğini reddeder, erkek cinsel kimliği geliştirir. Bu şekilde büyütülen çocukların %70-80’i eşcinsel olur (Bayraktar, 2020:153). Erken bebeklik dönemi çok önemlidir.

ÖRNEK4: Boşanmış bir kadın, oğlu var. Ben çocuğuma hem annelik hem babalık yaparım diyor, sürekli kocasının kötülüyor. Aslında böyle yaparak çocuğun imajında babayı değil, erkeği kötülüyor. Ve erkek çocuğu annesinin bu tavırlarının etkisiyle bilinçdışında şu inancı geliştiriyor; ben erkek olmayım ki annem beni terk etmesin, benden de nefret etmesin.

Cinsel Kimlik Gelişiminde Baba-Oğul Özdeşiminin Rolü ve Önemi

Erkek çocuk, cinsel kimliğini ancak babası ile kurduğu özdeşim ile geliştirebilir. Bu yüzden baba veya sağlıklı bir erkek rol model ile kurulan özdeşim, çocuğun cinsel kimliğini geliştirmesi, heteroseksüel bir gelişim gösterebilmesi için hayati bir öneme sahiptir.  Cinsiyet özdeşimi için kritik dönem, 18-24 ay arasındaki dönemdir. Hayatın ilk evrelerinde tüm bebekler, biyolojik ihtiyaçları sebebiyle mecburen anneye bağımlı olurlar. Kız çocuk bağımlılık ve özdeşimini anne üzerinden devam ettirirken erkek çocuk belli bir dönemden sonra (ki bu genellikle 1 yaş civarıdır) aşamalı olarak anneden uzaklaşmaya başlar. Bedensel duyuma dayanarak böyle bir ihtiyaç hisseder. Biyolojik olarak anneden farklı olduğuna dair yoğun bir sezgi geliştirir. Babaya benzediğini hisseder ve aşamalı bir şekilde babayı “kendi benzeri” bir nesne olarak görmeye başlar. Bu aşamada erkeklik için açık ve alıcı durumda olan çocuk, “babasına karşı özel bir ilgi gösterir ve babası gibi büyümek, onun gibi olmak ister.”

Babalara Tavsiyeler

Önceden de belirttiğimiz gibi, bir erkek çocuğunun kendini erkek olarak tanımlaması, erkek olarak görmesi için, sağlıklı bir cinsel kimlik gelişimi için babası onun hayatında hayati bir role ve öneme sahiptir.  Bir baba oğlunun kendisi ile özdeşim kurmasını sağlamalı, nihayetinde onun erkekliğini onaylamalıdır. Erkeklerin karakteristik ilişki kurma biçimi, birlikte bir şeyler yapmak üzerinedir;

  1. Oğlunuza Sarılın, Onunla Güreş Yapın: Çocukla yapılan güreş, onun içindeki erkeği ortaya çıkartma işlevi görür. Baba yeniliyormuş gibi yaparak, çocuğun kendini güçlü ve dayanıklı hissetmesini sağlayabilir.

Bir babanın oğluna sarılması onun dokunma ihtiyacını karşılayacak ve böylece oğlu ileride bu ihtiyacını çarpıtılmış bir şekilde karşılama yoluna gitmeyecektir.

  1. Oğlunuzu Siz Yatırın: Yatma zamanı geldiğinde çocuğu yerine yatıracak kişi baba olmalıdır. Özellikle küçük çocuklar yatma zamanı endişe ve korku hissedebildiklerinden mızmız olabilmekteler. Babalar bu gibi anlarda kitap okuyarak, çocukla sohbet ederek ya da dua ederek çocuklarını duygusal olarak rahatlatabilirler.
  2. Baba-Oğul Birlikte Aktiviteler Yapın: Birlikte yürüyüş yapmak, markete gitmek, benzin almak gibi kısa gezintiler bile baba-oğul arasında özel bir bağlılık duygusu oluşturur. Evde bir yeri tamir etmek, beraber mekanik bir aleti kurcalamak, bir spor aktivitesine katılmak, baba-oğul faaliyetlerine örnek olabilir.
  3. Oğlunuzla Birlikte Fiziksel Temas Gerektiren Aktiviteler Yapın: Babaların oğullarıyla fiziksel temas gerektiren aktivitelerde bulunması (gürültülü patırtılı oyunlar oynaması) çok önemlidir. Çünkü erkekler ve erkek çocuklar en iyi iletişimi, birlikte fiziksel rekabet gerektiren veya yardımlaşma içeren aktivitelerle kurabiliyorlar.
  4. Oğlunuzu Spora Yönlendirin: Erkek çocuklar için akranları ile iletişim ve etkileşim çok önemlidir. Çünkü grup içindeki erkek çocuklar, birbirlerinin maskülen potansiyellerini çok hızlı bir şekilde harekete geçirerek, karşılıklı rekabete dayalı ve sert oyunlarla dayanıklılıklarını artırırlar.

Çocuğunuzun hoşuna gidecek bir spor dalına onu yönlendirebilirsiniz. Bu yüzme, koşma, bisiklete binme gibi ferdi bir aktivite de olabilir,tenis, masa tenisi,boks, kick boks gibi sporlar da olabilir, basketbol, futbol gibi takım halinde oynanan sporlar da olabilir.

Annelere Tavsiyeler

Annelerin en çok yaptığı hata anne-oğul bağını uzatarak çocuğun babası ile özdeşim kurmalarını engellemek, onların özerkliğini desteklememek, kendilerine bağımlı kılmak ve maskülen gelişimlerini baltalamak şeklindedir. Bu hataları en çok boşanmış/bekar anneler yapmaktadır.

  1. Anne-Oğul Bağını Uzatmayın: Anneler genelde kendi sevgi ve arkadaşlık ihtiyaçlarını karşılamak için bunu yapmaktadır. Anne kocasıyla kuramadığı sıcak/duygusal ilişkiyi oğluyla kurarak bu ihtiyacını gidermektedir. Erkek çocuğunu kendine bağımlı yetiştiren anne, çocuğu kocasından uzak tutarak, baba-oğul bağlanmasına engel olmaktadır.
  2. Anne-Oğul İlişkisine Dikkat Edin: Anneler erkek çocuklarının babaları ile özdeşim kurmalarını engelleyecek tarzda yoğun ve yakın, samimi bir ilişki kurmamalıdırlar. Homoseksüellerin çoğu, erken çocukluk dönemlerinde anormal derecede yakın bir anne-oğul ilişkisine sahip olan bireylerdir. Özellikle bekar anneler, oğulları ile aşırı yakın bir ilişki geliştirmekten sakınmalıdırlar. Çünkü duygusal yönden bir erkekle güvenli bağlanması olmayan yalnız bir anne, bu ihtiyacını karşılamak için oğluna sağlıksız ve aşırı bir biçimde bağlanma eğilimindedir.
  3. Babayı Kötülemeyin: Bekar anne, oğlunun erkeksiliğini onaylamalı, oğlunun erkekliğinin, kendi kadınlığından farklı olduğunu, bu farklılığın iyi ve sağlıklı olduğunu oğluna hissettirmelidir.

Bekar anne, baba ortalarda olmasa bile, çocuğun gözünde bir “iyi baba” imajı oluşturmalıdır. Eğer erkeklere karşı olumsuz bir tavır takınırsa, oğlan farkında olmadan kadınsı kimlik özelliklerine ve efemine tablolara kayabilir, çünkü babasını reddeden annesinin, kendisini  de bir erkek olarak reddetmesini istemez.

4.Abartılmış Anne Şefkatinden Kaçının:  Annenin oğluna gereğinden fazla şefkat ve sevgi göstermesi, erkek çocuğun annesinden ayrışma evresini zorlaştırabilir. Anneden görülen abartılmış şefkat ve sevgi, çocuğun akranları olan diğer erkek çocukları tarafından alaya alınıp dışlanmasına ve çocuğun kendisini arkadaşlarından soyutlamasına sebep olabilmektedir. Gereğinden fazla gösterilen anne şefkati erkek çocuk için problemli bir davranıştır ve homoseksüellik için bir risktir.

  1. Gereğinden Fazla Müdahil/Kuşatıcı Olmayın: Homoseksüel erkek çocuklarının anneleri, genellikle kendini iyi ifade eden, dışa dönük, duygusal olarak ulaşılabilir, ilgili ve fazlasıyla çocuğun hayatının içinde olan annelerdir. Annenin sorunu çok kuşatıcı olup, oğluyla arasında belirgin bir sınırın olmamasıdır.

6.Oğlunuzun Erkeksi Davranışlarını Baskılamayın: Takıntılı bir biçimde çocuklarının çok düzenli, temiz ve bakımlı olmaları isteyen anneler de çocuklarına bir şekilde zarar vermekteler. Özellikle erkek çocukları doğaları gereği, hareketli oyunlar oynamak, hoplayıp zıplamak, itişip kakışmak isterler. Ölçülü bir şekilde erkek çocuklarının fiziksel hareketliliklerine izin verilmelidir. Unutulmamalıdır ki, aşırı titiz ve düzenli büyütülen bir erkek çocuk, ileriki yaşantısında bunun bedelini farklı bir şekilde ödeyebilir.

  1. Oğlunuzun Efemine Davranışlarını Onaylamayın: Anneler, babaların aksine oğullarının efemine davranışlarını hemen fark ederler ama oğullarını üzmemek için bu duruma müdahale etmezler. Anneler çocuklarını reddetmeden, onların cinsiyet ile ilgili yanılgılarına aktif bir şekilde nasıl yaklaşmaları gerektiğini öğrenmeliler. Anneler genellikle acıma duygularına yenilerek; “Ben onun tek sığınağıyım. Diğer herkes onunla dalga geçiyor, arkadaşları onu reddediyor, babası onu unutmuş görünüyor. Onu anlayan ve olduğu gibi kabul eden bir tek ben varım.” diye düşünerek, çocuğun çift cinsiyet fantezilerini, diğer erkeklere karşı hissettiği korkuyu, kendi vücudunu reddetmesini, erkeksi doğasından rahatsız oluşunu, bu yaklaşımı ile onaylamış olur.
  2. Çocuk için Bir Baba Figürü Bulun: Büyük bir ağabey, dede, amca, dayı ya da başka bir erkek olmayan baba figürünün yerini alabilir. Erkek çocuklar, güçlü, nazik, sabırlı ve cesaretlendirici erkek rol modellere ihtiyaç duyarlar.

Bekar annenin, erkek çocuğunun erkeksi ilgilerini desteklemesi ve bu konularda çocuğunu yüreklendirmesi önemlidir.  Annenin, çocuğuna erkeklerin aile hayatında önemsiz olduklarını vurgulayarak “ikisinin birlikte herşeyin üstesinden gelebilecekleri” mesajını vermesi çok yıkıcı olur. Anne bu tür mesajlarla aslında çocuk için “erkek olmayı” eleştirmektedir ve bu tür sözler çok tehlikelidir. Çocuk, bu konuşmalar yüzünden annesinin sevgisini kaybetmemek için zoraki bir tercihle maskülen alandan koparak feminen alana yönelebilir.

  1. Oğlunuzu Kastrasyon Korkusuna Sürüklemeyin: Aşırı-abartılmış yasakçı tutumlar, cinselliğin kötü-kirli takdimi, cinselliğin tehlikelerinden abartılı bir şekilde bahsedilmesi ve 2-6 yaş arası yapılan sünnet gibi operasyonlar çocukta kastrasyon fobisinin oluşmasına sebep olabilir. Bunlardan kaçınmak gerekir. Uzmanlar çocukları sünnet etmek için en uygun dönemin ilk 6 ay veya 6 yaşından sonrası olduğunu belirtmektedirler. 2-6  yaş arası yapılacak sünnet ise psikolojik travmalar açısından en sakıncalı dönemdir.

Kaynak: Prof. Dr. Zeki Bayraktar – İnterseks-Hermafrodit ve Eşcinsel,  Motto Yayınları, 2020

 

Psk. Meryem Bektaş yazdı.

Leave a Reply